NO CANCER PLUS yapısal olarak ana maddesi saf elementlerden oluşan bir ilaçtır.vucutta hücre yapısı bozulmuş olan hücreleri hedef alarak mutasyona uğramış hücrelerin vucutta kontrolsüz üreyip çoğalmasını önler ve ablukaya alır.Ablukaya aldığı hücreleri öldürüp vucuttan atılmasını sağlar ve aynı zamanda DNA nın onarılmasına yardımcı olan bir takviye öründür. NOCANCER PLUS uzun yıllar süren çalışma ve araştırmaların sonucunda yalaşık yirmi yıllık bir arge çalışması sonucu elde edilen verilerin toplanarak detaylı analizleri sonucunda elde edilmiş bir takviye desteğidir tüm kanser türlerine karşı oldukça etkili bir ilaçtır ve kulanan hastalarda kanserin tüm evrelerini gözetmeksizin hızlı birşekilde hastalarımızda iğleştirme sağladığı görülmüştür.NO CANCER PLUS takviye örünümüz tüm kanser tüelerinde kanserli hücrelerin kontrolsüz şekilde büyüyüp çoğalmasını engellerken mutasyonlu hücreleri öldürüp vucuttan dışarı atar ve vucutta tümör ve kitle oluşumlarının oluşmasını önler ve hizmete sunduğumuz yeni takviye ürünümüz olan NO CANCER PLUS,A ise doğrudan sağlıklı hücreleri mutasyona uğramaya karşı hücrenin direncini artırarak hücreyi korumaya alır ve hücrenin sağlıklı şekilde bölünmesini sağlayarak kanserden korur böylece her iki takviye örünümüz sayesinde kanseri vucuttan tamamen temizleyerek DNA yapısını onarır böylece kanserin nüks etme gibi durumlarıda ortadan kalkar ve vucudu sağlığına kavuşturur..AYRICA ERKEKLERDE,cinsel performansı %50 artırır. kadınlarda ise zayıf yumurtalıkları sağlıklı duruma getirerek rahimdeki olumsuzlukları gidererek çocuksuz ailelerinde çocuk hayalini gerçekletiren güçlü bir takviye destğidir .MG PLUS takviye örünümüz ise kalp damar tıkanıklıklarını hızlı şekilde giderir tıkalı kap damarlarını açar kalp kapakcık kaslarını güçlendirerek kalp rahasızlıkları ve kalpkırizlerini önler.ayrıca vucudun kanşekeri oranını da düzenleyerek ünsilin,e olan bağımlılığı ortadan kaldırır ve hastalığa bağlı olarak organ ve uzullarda oluşan tahribatı önler.Beyin tümörü nedir? Nedenleri - risk faktörleri nelerdir?
Beyin yumuşak, süngerimsi doku kütlesidir.
Beynimizi koruyan üç yapı:
Kafatası kemikleri
Üç ince doku beyin zarı katmanı (meninks)
Beyin-omurilik sıvısı (beyin omurilik sıvısı; beynin içindeki (kabarcıklardan) boşluklardan, beyin zarı arasındaki boşluk boyunca akar) olarak adlandırılır. Beyin yürüme, konuşma gibi seçtiğimiz ve soluk alıp vermek gibi vücudumuzun sorgusuz sualsiz, doğal olarak yaptığı eylemleri yönetir. Bunun yanında görme, işitme, dokunma, koku ve tat alma gibi duyularımız, hafıza, duygu ve kişiliğimizden de sorumludur.
Sinir ağı, beyinden vücudun diğer bölümlerine ileri geri mesaj iletirler. Bazı sinirler, beyinden direk gözlere, kulaklara ve baş kısmının diğer bölümlerine gider. Diğer sinirler, omurilik vasıtasıyla beyin ve vücudun diğer bölümleri arasında çalışırlar.
Beyin ve omurilikte bulunan glial hücreler, sinir hücrelerinin etrafını sarar ve yerlerinde tutar.
Beyindeki üç ayrı bölüm farklı aktiviteleri kontrol eder: Beyin (Serebrum):
Duyularımızdan aldığı bilgileri kullanarak çevremizde olup bitenleri ve vücudun vereceği tepkileri iletir. Serebrum, sağ ve sol (serebral hemisfer – beyin yarımyuvarları) olarak ikiye ayrılır. Sağ yarımyuvar, vücudun sol tarafındaki kasları kontrol eder. Sol yarımyuvar ise, vücudun sağ tarafındaki kasları kontrol eder.
Beyincik (Cerebellum): Beyincik, yürüme, ayakta durma ve diğer komplike hareketlerde dengede durma eylemini kontrol eder.
Beyin Sapı (Brain Stem): Beyin sapı, omurilik vasıtasıyla beyne bağlıdır. Nefes alıp verme, vücut ısısı, kan basıncı ve diğer temel vücut fonksiyonlarını kontrol eder.
Beyinde gelişen anormal hücrelere beyin tümörü denir. Beyin tümörleri kötü huylu (kanser) veya iyi huylu (kanser değil) olabilir.
Şüpheli beyin tümörleri, anormal hareketler veya başka diğer bulgularla kendini belli edebilir. Tanı koymak amacıyla yapılan seri testlerle, bulgular araştırılır. Hücrenin detaylı araştırılması, en doğru tedavinin uygulanması için gereklidir. Tümörü oluşturan farklı türde hücreler, farklı beyin tümörlerini oluşturur. Ayrıca kanserin yayılımını tespit etmek, diğer beyin dokularına yayılıp yayılmadığını yani tümörün ne kadar agresif olup olmadığını belirlemek için önemlidir.
Beyin tümörlerinde risk faktörleri nelerdir?
Farklı kanser türlerinin, farklı risk faktörleri vardır. Sigara içmek gibi risk teşkil eden bazı faktörleri değiştirmek sizin elinizdedir. Ancak, yaş, aile geçmişi gibi bazı faktörler var ki, bunlar değiştirilemez.
Ancak, risk faktörleri bize her şeyi anlatmaz. Risk taşıyor olması, o kişinin hastalığa yakalanacağı anlamına gelmez. Bilinen herhangi bir risk faktörü olmadan, kanser hastalığına yakalanan birçok insan olduğu bir gerçektir. Bazı risk faktörleri vardır ki, beyin tümör riskini arttırır.
Radyasyona Maruz Kalmak ve Beyin Kanseri: En çok bilinen risk faktörlerinin başında yer alır. Beyin tümörü tedavisi için kafaya uygulanan radyasyon, diğer kanser tedavileri içinde kullanılmaktadır. Tedavi edici özelliği, risk faktörü oluşundan daha ön planda olduğu için hastalarda uygulama devam etmektedir.
Beyin Kanserinde Aile Geçmişi: Beyin tümörü tanısı konan birçok hastanın aile geçmişinde, bu hastalığa rastlanılmamaktadır. Ancak, nadiren de olsa omurilik ve beyin kanserleri aile üyelerinde görülmektedir. Genel olarak, ailesel faktörlere dayalı bir tümör tanısı söz konusu olduğunda, hasta genç yaşta olmaktadır.
Bağışıklık Sistemi Bozuklukları ve Beyin Kanseri: Bağışıklık sisteminde bozukluk olan kişilerin, omurilik ve beyinde lenfoma (habis tümör) riski artar. Lenfoma, hastalıklarla savaşan beyaz kan hücreleri lenfositlerde (akyuvarlar)oluşur. Vücudun diğer bölgelerine göre lenfomaya en sık rastlanan bölüm merkezi sinir sistemidir. Bağışıklık sistemindeki eksiklik, doğuştan olabilir veya diğer kanser tedavileri nedeniyle meydana gelebilir.
Net olmayan, tartışmalı veya kanıtlanmamış etkilerden kaynaklı risk faktörleri:
Cep Telefonları: Cep telefonları, tıpkı, radarlar, mikrodalga fırınlar, uydu istasyonları gibi radyo dalgaları yayarak elektromanyetik bir enerji oluşturur. Cep telefonları, hücrelerin DNA’larına zarar vererek kansere yol açacak şekilde iyonlaştırılmış radyasyon yaymazlar. Bunun yanında, cep telefonları için kurulan vericilerin yaydıkları radyasyon ile ilgili endişeler devam etmektedir. Ayrıca, cep telefonlarının kulakla uzun süreli yakın teması beyin tümörü riskini arttırabilir.
Diğer faktörler: Vinilklorür (plastik üretiminde kullanılan bir kimyasal), ham petrol ürünleri ve belli bazı kimyasallara maruz kalmak, beyin tümörü rüskini arttırır. Elektromanyetik alanlara, belli virüslerin enfeksiyonlarına maruz kalmak olası risk faktörünü arttırıcı sebepler arasında yer almaktadır. Ancak araştırmacılar, bu faktörlerin beyin tümörüne yol açtığına dair yeterli delil elde edememişlerdir. Risk faktörleri ile ilgili araştırmalar devam etmektedir.
Beyin tümörü belirtileri nelerdir?
Beyin tümörleri her yaşta görülebilir.
Beyin tümörü belirtileri tümörün büyüklüğüne, hücre tipine ve bulunduğu bölgeye göre değişiklik gösterebilir.
Belirtiler tümör beyne baskı yapmaya başladığında ve sinirleri tahrip ettiğinde ortaya çıkar. Aynı zamanda beyin sıvısının dolaşımı tümör nedeniyle sekteye uğradığında bazı belirtiler görülebilir.
En sık görülen belirtiler;
Baş ağrısı
Baş ağrısı beyin tümörü belirtisi olabilir ancak baş ağrısının stres, kötü beslenme, vücudun susuz kalması gibi pek çok farklı nedenle oluşabileceği de unutulmamalıdır. Beyin tümörünün neden olduğu baş ağrısı, en şiddetli olarak sabah saatlerinde yaşanır. Uykudan baş ağrısıyla uyanmak, eskiden baş ağrısı sorunu olmayıp son dönemlerde sıkça baş ağrısı yaşamak, baş ağrılarının zamanla sıklaşması, baş ağrısıyla birlikte mide bulantısı ve kusma görülmesi baş ağrısının beyin tümörü nedeniyle olabileceğinin ipuçlarıdır.
Beyin tümörü bulunan her 3 hastadan 1'i doktora baş ağrısı şikayetiyle gitmektedir!
Tümörün neden olduğu baş ağrısı oldukça şiddetlidir ve uzun sürebilir.
Sabah yaşanan ağrı öğle saatlerine doğru hafifleyebilir. Tümörün beyin üzerinde yarattığı baskı arttıkça baş ağrıları şiddetlenir ve sıklaşır. Eğilmek, öksürmek, egzersiz yapmak bile baş ağrısını artırabilir.
Mide bulantısı
Beyin tümörünün yol açtığı mide bulantısı daha çok sabahları görülür. Mide bulantısına kusma ve geçmeyen hıçkırık eşlik edebilir.
Uyuşukluk
Uyuşukluk hali genellikle beyin tümörü belirli bir boyuta eriştiğinde görülür.
Tümör büyüdükçe ve kafatası içinde çevresindeki dokulara baskı yaptıkça uyuşukluk ortaya çıkar ve normalden daha fazla uykuya ihtiyaç duyulabilir.
Görme ve konuşma sorunları
Tümör nedeniyle göz bozukluğu, nesnelerin biçimlerinin dalgalanıyor gibi görülmesi, net görememe, tünel görüş, çift görme ve görüş kaybı gibi problemler oluşabilir.
Konuşurken kelimelerin unutulması, tam telaffuz edilememesi ve konuşulanları anlamama gibi problemler yaşanabilir.
Titreme ve seğirmeler
Beyin tümörüne bağlı olarak ortaya çıkan kas seğirmeleri ve titremeler genellikle el, kol ve bacaklarda görülür.
Bazı titremeler vücut genelinde, nöbet şeklinde görülebilir ve hastanın 1-2 dakikalık bilinç kaybı yaşamasına neden olabilir. Eğer beyin tümörü başarılı bir şekilde tedavi edilirse titreme, nöbet ve kas seğirmelerin tamamen ortadan kalkma ihtimali oldukça yüksektir.
Ancak bazı durumlarda tümör alınmasına rağmen beynin hasar gören dokusu nedeniyle titremeler ve kas seğirmeleri devam edebilir. Bu titremeler ve kas seğirmeleri epilepsi ilaçları ile kontrol altına alınabilmektedir.
Diğer belirtiler
Vücut dengesini koruma ve yürüme sırasında yaşanan sorunlar, ruh halinde dalgalanmalar ve kişinin karakterinin değişmesi, konsantre olamama ve hafıza sorunları ile kol ve bacaklarda his kaybı beyin tümörünün diğer belirtileri arasındadır.
Beyin tümöründe erken tanı ve tarama mümkün müdür? Nasıl teşhis edilir?
Doktorlar, beyin tümörü teşhisi için bazı testler kullanabilirler. Bununla birlikte beyin tümörleri için günümüzde önerilen bir erken tanı / tarama programı yoktur.
Tanı testlerinin uygulanmasındaki amaç, anormal büyüme, kötü huylu (malign - kanser) veya iyi huylu (benign - kanser değil) olup olmadığı, yayılma göstermiş ise alanı, hastalığın evresi ve türünü belirlemektir.
Beyin tümörlerine tanı konması için genellikle uygulanan testler:
Nörolojik Muayene
Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI)
Bilgisayarlı Tomografi (BT)
Pozitron Emisyon Tomografisi (PET)
Biyopsi
Beyin Kanseri Teşhisi için Nörolojik Muayene: Nörolojik muayenede amaç sinir sisteminde herhangi bir anormallik olup olmadığının saptanmasıdır. Uygulanan testler; refleks, duyu, kas gücü, göz ve ağız hareketleri, koordinasyon ve çeviklik ölçümünü yapar.